Her Şey Tamam da Dinlemek Zor

Ebru Erten Koç Ebru Erten Koç

 

İş yaşantısında olumlu sonuçlar almaya dönük birçok yaklaşım, kavram, kural veya davranışı dönemsel olarak gündemimize alıyoruz. Kompleks ve ikircikli birçok konu muhtemelen dikkatimizi daha çok çekiyordur hatta. Ama bunlar arasında bir konu var ki; hep başardığımızı sanıyoruz ancak zorlandığımız davranışların en başını çekiyor. Dinlemek…
 
Dinlemek öyle bir şey ki; sosyal yaşantımızda ve iş yaşantımızda geliştirmek istediğimiz birçok beceri veya yetkinliğin temelini oluşturuyor. Dinlemek yoksa, çoğu başka şey de tam olamıyor bir türlü. Mesela dinlemekte iyi değilsek karşımızdaki kişinin beklenti ve ihtiyaçlarını anlayamıyoruz, doğru kararlar alamıyoruz, ilişkilerimizi etkili bir şekilde yönetemiyoruz, her şeyi bildiğimizi ve anladığımızı sanırken bilgimizin eksik olduğunu görüyoruz, çatışmaları yönetemiyoruz, krizleri yönetemiyoruz ve daha nice şeyi tam anlamıyla yapamamış oluyoruz. Ve çok basit bir eylemmiş gibi görünen dinlemek, aslında insan olmanın doğası gereği en zor kazanılan becerilerden birisi.
 
İnsan, doğası gereği kendini ifade etmek; “ben varım” demek istiyor aslında. Ancak dinlemek adeta ortaya bir varlık koymayı erteleyen bir durum. Bu nedenle dinlediğimizi sansak da sık sık söz keseriz, karşımızdakinin cümlelerini tamamlarız, susarız ama başka şeylerle ilgileniriz veya en iyi ihtimalle kendi iç sesimize kapılıp gittiğimiz anları sıkça yaşarız.
 
Genel bir literatür taraması yaptığımızda, dinlemenin iş dünyasında önem taşıyan 20’den fazla yetkinliğin davranış göstergesi olduğunu görürüz. O yüzden, atalarımızı da dinleyerek söz gümüş ise sükut altındır diyoruz ve iyi bir dinleyicinin özelliklerini yeri gelmişken hatırlatmak istiyoruz.
 
İyi bir dinleyici;
Ne zaman susması gerektiğini bilir.
Karşısındaki kişiyi usulen değil ilgiyle dinler.
Söz kesmez ve karşısındaki kişinin sözünü bitirmesini sabırla bekler.
Mimikleri ve vücut diliyle de dinlediğini ifade eder.
Anlatılan şeylerdeki farklı ima ve anlamları ayırt eder.
Söylenmeyenleri de anlar.
Daha iyi anlamak için sorular sorar.
Karşısındaki kişinin ne söyleyeceğini varsaymadan anlamaya özen gösterir.
Karşısındaki kişinin fikir ve ifadelerinin de kendisininkiler kadar değerli olduğunu gözden
kaçırmaz.
Karşısındaki kişiyi kaliteli bir şekilde dinleyemeyecekse bunu nezaketle dile getirir.
Dinlemeyi, zaman ve emek verilmesi gereken değerli bir eylem olarak görür.
Dinlemeyi pasif bir eylem olarak değil, bilgece bir eylem olarak görür.

Paylaşın

Mail ile Paylaşın
+90 212 202 9434 [email protected]
Vişnezade Mah. Süleyman Seba Cad. No:79/4 Maçka, İstanbul
Designneuro