Kurumsal Dil İçerisinde Kaybolan Mesajlar

Ebru Erten Koç Ebru Erten Koç

 

Birçoğumuzun kurumsal yaşantılarımızda gerek sıkça kullandığı gerekse duyduğu “anlaşılır olduğu zannedilen” ifadeler vardır. Son derece yaygın olarak kullanılan bu mesajlar, anlamı herkesçe biliniyormuş ve kendisini yeterince ifade ediyormuş gibi varsayılırlar. Bazı mesajları kurumsal zarafet (!) içinde vermenin en güvenilir formülü olarak kullanılırlar. Bu “zarif mesajlar” söylemek istediği şey ile kendisi dahi yüzleşememiş olan kişiler için birer paravan gibidir adeta.  İşin acı tarafı, her birimizin duymaya çok alışkın olup tam olarak anlamadığı veya üzerinde tam olarak mutabakat sağlayamadığı bu ifadeler üzerine kurulu “verimli toplantılar”larla geçer ömrümüz.

 

Sözünü ettiğimiz kurumsal dil içerisinde kaybolan mesajlar ve karşı tarafta yaratılması muhtemel etkiye birkaç örnek vermek istiyoruz:

 

Senden bu yıl bir fark yaratmanı bekliyorum!

İyi de tam olarak nasıl? Nedir fark yaratmak? Daha başarılı olmak mı? Yepyeni, bambaşka bir şey yapmak mı? Neye, kime göre bir fark ortaya koymalıyım? Neyi eksik yapıyorum? Tam olarak ne yaparsam fark yaratmış olacağım? Ve daha da çarpıcı olanı, fark yarattığımı nasıl anlayacağım? Kim karar verecek buna ve sonunda ne olacak?

 

Liderlik Duruşunu Geliştirmeni Bekliyorum!

Liderlik o kadar geniş bir kavram ki ne yanıyla ilgili gelişmem gerekiyor? Liderlik duruşu nedir tam olarak? Konu davranışlar mı, duruş mu? Eksik olan, gelişmesi gereken nedir? Liderlik duruşu denen şey nedir?

 

Büyük Resmi Görmen Lazım!

Nedir bu büyük resim denen şey? Lafın sahibi tarif edebilir mi bu resmin hangi resim olduğunu, nerede olduğunu? Nedir asıl söylenmek istenen? O kadar mı zor “vizyonumuza hâkim olman, buna göre stratejiler belirlemen lazım” demek? O kadar mı zor “bunu yaparken asıl hedefimizden sapıyorsun, asıl nereye gitmek istediğimizi unutuyorsun” demek? Tabi mesajı veren açısından “büyük resmi görmek” demek tam olarak bu ise. Nedir bu büyük resim denen şey?

 

Masaya Yumruğunu Vurman Lazım!

Ne yapayım? Çatışmacı bir tutum içinde mi olayım? Otoriter mi olayım? Tam olarak ne yapmıyorum da ne olmuyor? Etki mi yaratamıyorum? Yeterince karizmatik mi değilim? Israrcı mı değilim? Tam olarak ne yapayım ve bunun sınırlarını nasıl çizelim?

 

Self-marketing’e önem vermen lazım!

Acı bir mesajdır bu bazıları için. Özellikle işini çok iyi yapan, son derece başarılı kişilere söylendiğinde müthiş bir iç çatışmaya neden olabilir. Konu 1 yapıp 5 anlatmak mıdır? Tevazu ile başarı arasında ters bir orantı mı var? Yapmayı bırakıp anlatmaya mı bakalım? Birileri anlatsa keşke self-marketing ne demek. Birileri anlatsa keşke tam olarak neyin eksik olduğunu ve bu eksikliğin nelere mâl olduğunu.

 

Network’ünü geliştirmen lazım!

Diğer bir acı mesaj da budur. Performansı iyi olan, işini gereken kişilerle gerektiği gibi yapan; hatta başarıyla yapan birine bunu söylediğimizde mesajımızın anlaşılması sandığımız kadar kolay değildir. Bu ödevi bağlı olduğu yöneticisinden alıp diğer yöneticilerin kapısını amaçsızca çalan, anlamsız kahve buluşmaları için çaba sarf eden insanlarla dolu iş dünyası.

 

Bu ve benzeri birçok örnek sayabiliriz bir araya gelsek.

 

Ana mesajları nezaketle ve çatışma yaratmadan söylemeye çalışma çabası mesajların kaybolmasına neden oluyor ve bu en basit anlamda boşa giden efor demek. Daha da kötüsü huzursuz ve mutsuz çalışanlar demek.

 

Mesajı veren kişi etkili ve kurumsal bir dille kendini ifade ettiğini düşünürken mesajı alan da aynı yanılgı ile işinin başına döner dönmesine de doğru bir şekilde ifade edilmemiş her mesaj, anlamsız bir zihinsel meşguliyet ve yorgunluk yaratır. Ne yapacağını bilmeyen bir kişinin vereceği reaksiyon her ne olacaksa onunla karşılaşılır sonrasında… Mesela, dikkate almama, yok sayma, özgüven kaybı, kaygı artışı bunlardan sadece birkaçı.

 

Ve nihayetinde denir ki; “Defalarca konuştuk ama bu konuda yol alamadık!”

 

O halde, daha iyi konuşmaya başlamak gerekiyor! Mesajların, mesajı veren kişi tarafından doğru teşhis edilmiş ve doğru tariflenecek duruma getirilmesi gerekiyor. Ve tam olarak ne söylenmek isteniyorsa tam olarak onun konuşulması gerekiyor. Aksi takdirde defalarca konuşup yol alamamalar hep devam edecek. Sorumlusu hep doğru verilememiş mesajları doğru alamayan kişiler olmaya devam edecek.

Paylaşın

Mail ile Paylaşın
+90 212 202 9434 performansdanismanlari@ufukkoc.com
Vişnezade Mah. Süleyman Seba Cad. No:79/5 Maçka, İstanbul
Designneuro