Yeni Yıl; Yeni Dil

Ebru Erten Koç Ebru Erten Koç

Bir an önce bitmesini beklediğimiz yıl bitti ve yeni yıl başladı bile. Eminim her birimiz bu yeni döneme yüklediğimiz yeni anlamlarla çarpıcı yeni yıl kararları aldık ve umuyorum ki her birini uygulama şansı bulabiliriz.

 

Liderin gündeminde olması gerektiğini düşündüğümüz, kendisi küçük ama etkisi büyük birkaç konuyu bu kararların içine dahil etmeyi öneriyoruz. Kullandığımız liderlik dilini zenginleştirerek başlayabiliriz mesela;

 

Teşekkür etmeyi unutmayalım! Teşekkür etmek görünen birçok ödülden daha fazlası anlamına geliyor çünkü. “Seni görüyorum, katkını görüyorum ve iyi ki varsın” demiş oluyoruz aslında. Takdir etme eksikliği ve takdir için standartlarının çok yüksek olmasıyla gizliden gizliye böbürlenen liderler olmayı bir kenara bırakmamız gerekiyor artık. Teşekkür ve takdiri bir lütuf gibi görme eğiliminden vazgeçmek tahmin ettiğimizden daha fazla engeli silip süpürüyor ilişkilerimizden çünkü.

 

Özür dilemek zayıflık değildir! Ne yazık ki özür dilemeyi bir zaaf göstergesi gibi gören ve hayatının her anında bunu bir davranış kalıbı haline getiren insanlarla dolu hayatımız. Oysaki; liderlikte tecrübemiz ne olursa olsun kabul edelim ki hızlı, önyargılı, hatalı reaksiyonlar gösterebiliyoruz. Ve bunu fark ettiğimiz anda özür dilemek bir zaaf göstergesi olmaktan ziyade bir olgunluk ve yetişkinlik göstergesi olarak algılanıyor. Özür dilediğimiz konuda duygusal bagajların oluşmasının önüne geçiyor ve tam da arzu ettiğimiz gibi konu kapanıp gidiyor.

 

“Ben” dili kullanmaktan zarar gelmez! Yani olaylar karşısında nasıl hissettiğimizi, bir şeyleri nasıl algıladığımızı veya üzerimizde yaratılan etkinin ne olduğunu dile getirmek ekibimizle olan ilişkilerimizi zenginleştirir. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki bir mesaj vermek istediğimizde edilgen bir dil kullanmak veya “sen dili” kullanmak etkimizi oldukça azaltıyor. “Bu hata iyi karşılanmadı” demek yerine “bu hata benim kendimi kötü hissetmeme neden oldu” demek tartışmasız ki başka anlamlara geliyor. Ya da “senin yaptığın bu hata” demek yerine, “benim gözden kaçırdığım bu hata” demek de daha farklı bir etki yaratıyor. Emin olun denemeye değer!

 

Rica etmek birbirine saygıyı besler! O yüzden yapılmasını istediğimiz bir işi talimat verir gibi iletmek yerine rica ederek iletmek gerekir. Beklediğimiz saygı, her zaman gösterdiğimiz saygı ile doğru orantılı olacaktır çünkü. Ve daha da güzeli, kullanılan nazik bir dil bulaşıcıdır. Bir süre sonra gerek ekiplerimizde gerekse ekipler arası ilişkilerimizde bir alışkanlık haline gelmeye başlar.

 

Birbirimize çok daha iyi davrandığımız ve aldığımız basit kararlarla iletişim kalitemizi arttıracağımız nice iyi yıllara…

Paylaşın

Mail ile Paylaşın
+90 212 202 9434 [email protected]
Vişnezade Mah. Süleyman Seba Cad. No:79 Maçka, İstanbul
Designneuro