“Yapıcı Mücadele” İtişip Kakışmak Değildir

Ebru Erten Koç Ebru Erten Koç

 

 

Ülke ve dünya ekonomisinin gidişatı, küreselleşme ve teknolojik gelişimlerin iş yaşantımızı her geçen gün daha da zorlaştırdığını hepimiz deneyimliyoruz. Böyle bir ortamda, sadece atanan görevleri sorgusuz sualsiz yerine getirerek başarıya ulaşmak da artık pek mümkün değil.

Hep daha iyi olan fikri bulmak, hep daha nitelikli iş sonuçları üretmek ve bunun için de fikir ve düşünceleri açıkça ortaya koyup üzerinde tartışabilmek en önemli ihtiyaçlardan biri haline geldi. Bu ortamı yaratabilmek için ise “yapıcı mücadele”, çalışanlarda en çok aranan yetkinliklerin başını çekmeye başladı.

Yapıcı Mücadele; her seviyeden çalışanın düşüncelerini açıkça ortaya koyması ve daha iyi sonuçlar için mücadele vermesi olarak tanımlanıyor.

Elbette ki, iş toplantılarında fikirlerimizi kabul ettirmek için tansiyonu yükseltmek ve itiş kakış içinde olmaktan bahsetmiyoruz. Ne yazık ki; “yapıcı mücadele” kavramı sıklıkla şirket içi ilişkileri bozacak seviyede çatışmak olarak algılanabiliyor. Farklı fikirler karşısında yargılayıcı davranan, küçük düşüren, direnç gösteren, yalnızca kendi fikirlerini kabul ettirme çabasında olan bir kişi için “yapıcı mücadele sergiliyor” demek pek de mümkün değil oysa.

 O zaman gelin biraz daha yakından bakalım bu konuya…

 Yapıcı Mücadele yetkinliğini tanımlayan çok belirgin davranışlar var aslında;

 Yapıcı mücadele konusunda gelişmiş bir kişi;

 Bu şekilde davranmayı alışkanlık haline getiren bir kişinin amacının “kendi fikirlerini kabul ettirmek” değil; “en iyi olan fikrin uygulanması” olduğunu da söylemeden geçmeyelim.

 Yeri gelmişken şöyle bir düşünelim mi?

 Bu tür durumlardaki davranışlarımızı iş arkadaşlarımıza soracak olsak bizi nasıl tanımlarlar?

 

Paylaşın

Mail ile Paylaşın
+90 212 202 9434 [email protected]
Vişnezade Mah. Süleyman Seba Cad. No:79/4 Maçka, İstanbul
Designneuro